Karbon Verisi Artık Sadece Çevresel Bir Gösterge Değil.
27 Ağustos 2026
Bugün Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması açısından önemli bir düzenleme.
Yönetmelik, aynı zamanda Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirliyor.
Peki kimleri ilgilendiriyor?
Yönetmelik, EK-1’de yer alan belirli faaliyetleri esas alıyor.
Başta enerji, rafineri, çimento, demir-çelik, alüminyum, cam, seramik ve kâğıt gibi emisyon yoğun faaliyetlerin yer aldığı alanlarda, Yönetmelikte belirtilen kriterleri sağlayan tesisler açısından önemli yükümlülükler getiriyor.
Ancak burada yalnızca sektör adı yeterli değil.
Faaliyetin niteliği ve tesisin emisyon kategorisi de belirleyici.
ETS'nin kapsamı, EK-1’de yer alan faaliyetleri gerçekleştiren Kategori B ve Kategori C tesisler üzerinden belirleniyor.
Dolayısıyla ETS kapsamı ile TSRS kapsamının aynı şey olmadığını da özellikle belirtmek gerekiyor.
Yeni dönemin dikkat çeken tarafı ise veri.
İşletmelerin sera gazı emisyonlarını bir izleme planı çerçevesinde izlemesi, yıllık olarak raporlaması ve emisyon raporlarını doğrulatması gerekiyor.
Ayrıca ilgili bilgi ve kayıtların uzun süre saklanmasına yönelik yükümlülükler de bulunuyor.
Burada bence önemli bir soru ortaya çıkıyor:
* Karbon verimiz yalnızca mevcut mu, yoksa gerçekten güvenilir mi?
Çünkü yeni sistemde emisyon verisinin yalnızca raporlanması yeterli değil; belirlenmiş bir izleme planı çerçevesinde oluşturulması ve doğrulama sürecinden geçmesi gerekiyor.
Üstelik hatalı emisyon bildirimlerinin belirli durumlarda tahsisat yükümlülüklerine etkisi de söz konusu.
Bu nedenle karbon verisinin;
doğruluğu, izlenebilirliği ve kontrol edilebilirliği önümüzdeki dönemde işletmeler açısından daha fazla önem kazanacak.
Karbon verisi artık yalnızca bir sürdürülebilirlik göstergesi değil; doğrulanması gereken bir işletme verisi haline geliyor.
Benim açımdan bu gelişmenin önemli tarafı da burada:
Finansal Performans + İç Kontrol + Bağımsız Denetim + Sürdürülebilirlik
Bu alanların birbirinden bağımsız değil, işletmenin ürettiği verinin güvenilirliği ve yönetim kararlarına katkısı açısından birlikte değerlendirilmesi gereken bir dönem başlıyor.
27 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren Yönetmelik, yalnızca yeni bir çevre mevzuatı düzenlemesi olarak değil; Türkiye’de karbon verisinin ölçülmesi, raporlanması, doğrulanması ve yönetilmesi açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak okunmalı.
Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca “emisyonumuz ne kadar?” olmayacak.
Asıl mesele;
“Bu veriye ne kadar güvenebiliriz?”
olacak.
Gündal Uşak
SMMM | Bağımsız Denetçi | Sürdürülebilirlik Denetçisi
#TürkiyeEmisyonTicaretSistemi #EmisyonTicaretSistemi #KarbonYönetimi #Sürdürülebilirlik #TSRS #MRV